ДИПЛОМАТ
TÜRKİYE İLE RUSYA FEDERASYONU TİCARİ VE EKONOMİK
İLİŞKİLERİ
T.C Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen

Rusya, Türkiye'nin en önemli iş ve ticaret ortaklarından
birisidir. Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret hacmi 2004
yılında 10,8 milyar dolara ulaşmıştır. 2004 yılında
Rusya'ya 1,8 milyar dolar tutarında ihracat yapılırken, bu
ülkeden 9,0 milyar dolar tutarında ithalat yapılmıştır.
2004 yılı verilerine göre, Rusya ithalatımızda ikinci
sırada yer alırken, ihracatımızda sekizinci sıradadır.
2005 yılının ilk yarısındaki veriler incelendiğinde, yıl
sonunda ticaret hacminin 15 milyar dolar seviyesine
ulaşacağı tahmin edilmektedir.
Rusya Federasyonu, Türk müteahhitlik firmalarının en
önemli pazarları arasında yer almaktadır. Halihazırda 144
Türk firması bu ülkede müteahhitlik faaliyetinde
bulunmaktadır, Türk firmalarınca bugüne kadar üstlenilen
653 projenin toplam tutan 14,3 milyar dolara ulaşmıştır
Türk firmalarının Rusya'da gerçekleştirdikleri
yatırımlarının tutarı 2 milyar dolan aşmıştır. B"U ülkede,
ENKA, MIGROS, VESTEL, ŞİŞECAM, Anadolu Endüstri Holding
(Efes) gibi firmalarımızın gerçekleştirdiği önemli
yatırımlar mevcuttur. Çok sayıdaki firmamız da Rusya'da
yatırım yapmak üzere girişimlerini sürdürmektedir.
Halen yıllık 1 milyar dolar civarında olan müteahhitlik
hizmetleri, 1,5 milyar dolarlık turizm gelirleri,
ulaştırma ve yatırımlar gibi sektörleri dahil ettiğinizde
ise iki ülke arasındaki iş hacminin 2004 yılı sonu
itibariyle 15 milyar dolara yükseldiği görülmektedir.
Rusya, sadece Türkiye'nin önemli bir ihracat pazarı değil,
aynı zamanda., Türk sanayisinin vazgeçemeyeceği önemli bir
hammadde ve ara mal kaynağıdır. Bugün doğal gazs
demir,çelik, alüminyum, kömür gibi bir çok hammadde onemli
ölçüde Rusya'dan temin edilmektedir.
Ayrıca, Rusya ile ilişkilerimizin bu seviyelere
ulaşmasının ardındaki en önemli unsurlardan birisi, enerji
ve özellikle doğal gaz alanında kurulan işbirliğidir.
Gerçekten des kamuoyu tarafından yakından bilinen
konulardan birisi Rusya'dan yapılan doğal gaz alımlarıdır.
1984 yılında imzalanmış olan Doğal Gaz Anlaşmasının
ardından 1987 yılında başlamış olan doğal gaz alımları
çerçevesinde kurulan ve doğal gaz karşılığında yapılan
ödemelerin Türkiye'den mal ve hizmet alımında
kullanılmasına yönelik off set mekanizması ihracatçı ve
müteahhitlik firmalarımızın Rusya pazarını tanımasına ve
yerleşmesine önayak olmuştur.
Doğal gaz alanındaki ilişkilerimiz 1997 yılında Mavi Akım
projesinin başlatılması ile yeni bir çehre kazanmıştır.
Halen, 20 milyar metreküp civarında olan Rusya'dan doğal
gaz aiımları, Mavi Akım boru hattının 17 Kasım'da resmen
açılmasının ardından, tam kapasite devreye girmesi ile
birlikte 30 milyar metreküpe ulaşacaktır.
Karadeniz:in altında, yaklaşık 2100 metre derinlikte,
dünyanın sayılı mühendislik projelerinden birisi olan Mavi
Akını aynı zamanda, iki ülke arasında giderek güçlenen
ilişkilerin temel unsurlarından birisi haline gelmiştir.
Doğal gaz alımları ile başlayan ilişkiler bugün, Mavi
Akım' in güneye doğru uzatılarak, Türkiye'nin güneyindeki
ülkelere doğal gaz sevk edilmesi gibi projeler
gündemdedir. Böylece, Türkiye kuzey-güney yönünde de
enerji koridorlarının geçiş noktasına yerleşecektir.
Diğer taraftarı, Rusya ekonomisinde de çarpıcı gelişmeler
kaydedilmiştir_ 2001 yılından bu yana, Rusya'nın GSYİH iki
katına çıktı ve yaklaşık 500 milyar dolara ulaşmıştır, 7
yıldır istikrarlı büyüyor, 2001 yılında 28 milyar dolar
olan Merkez Bankası rezervleri bugün yaklaşık 150 milyar
dolardır. Dünyada en fazla rezerve sahip 6. ülke konumuna
yükselmiştir. 2005 yılında ticaret hacminin 300 milyar
dolan aşacağı tahmin edilmektedir. Bu yıl ticaret
fazlasının ise 120 milyar dolara ulaşması beklenmektedir.
Putin, 2004 sonu itibariyle 500 milyara dolara ulaşan
Rusya'nın GSYİH'sının 2010 yılına kadar iki katına
çıkarılmasını, enflasyonun %3'c düşürülmesini, %40'ı
hammaddeye dayalı ekonomik yapının çeşitlendirilmesini
hedef olarak göstermiştir. Bu yıllık ortalama en az %7
oranında bir büyüme anlamına gelmektedir.
2005 yılı GSYİH büyüme hedefi %5,8, sanayi Üretimi büyüme
hedefi %4,6, enflasyon hedefi ise %8,5 olarak revize
edilmiştir. Bağımsız kurumlar büyüme tahmini %5-5,5
arasında hesaplamaktadır. Görüldüğü üzere, Rusya ekonomisi son birkaç yıldır oldukça
çarpıcı bir gelişme sağlamıştır.
Rüsya'daki bu büyüme sürecinin Türk ekonomisinin de
istikrara kavuştuğu ve sürdürülebilir ekonomik büyüme
yönünde hızla ilerlediği bir dönem ile örtüşmesi
sayesinde, iş hacmi son dönemlerdeki en hızlı büyüme
süreçlerinden birisi ortaya çıkmıştır.
Bu süreçten en iyi şekilde yararlanmak için 2004 yılından
bu yana girişimlerimiz sürmektedir, 2004-2005 yılları
Türk-Rus ilişkileri açısından son derece verimli
geçmiştir. Gerek KEK Toplantısı gerek Putin'in ziyareti bu
gerçeğin bir kez daha en üst düzeyde teyid edilmesini
sağlamıştır. Sayın Putin'in ziyareti Türk-Rus ilişkileri
açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur.
İlişkilerimizin "ortaklık" seviyesine yükseltilmesi
kararlılığının her iki ülke yetkililerince teyid edilmesi,
geleceğin daha da parlak olacağını göstermektedir.
29-30 Kasım 2004 tarihlerinde Moskova'da yapılan KEK VI.
Dönem Toplantısında, Rusya ile ticaretimizi daha dengeli
bir yapıya kavuşturarak, önümüzdeki üç yılda 25 milyar
dolar düzeyine, toplam iş hacmimizi ise yıllık 30 milyar
dolar seviyelerine çıkarmak hedef olarak belirlenmiş ve bu
hedefe ulaşılmasını sağlayacak projeler
değerlendirilmiştir.
KEK Toplantısı, 2004 yılında Rusya ile ilişkilerimiz
açısından uzun süredir gündemde olan ve özellikle
fırmalarımız açısından önemli sonuçlar doğurabilecek bazı
girişimlerin de başlangıç noktası olmuştur.
Sayın Putin'in 2004 yılı Aralık ayı başındaki ziyareti
vesilesiyle, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin "çok
boyutlu ortaklık" seviyesine yükseltilmesi kararlılığı her
iki ülke yetkililerince teyid edilmiştir.
2004 yılında gerek KEK Toplantısı gerek Putin'in ziyareti
sırasındaki temaslarda gündeme getirdiğimiz program, proje
ve önerilere Rus tarafının son derece olumlu yaklaştığı ve
bunların gerçekleştirilmesine yönelik taahhütlerde
bulunduğu gözlemlenmiştir.
2005 yılında Rusya ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizde,
ortaya koyduğumuz hedef birliğinin hayata geçirilmesi için
harekete geçilmiştir. 2006-2007 dönemi yukarıda
özetlediğimiz projelerin hayata geçirildiği bir donem
olacaktır.
Böylece, 2007 yılında 25 milyar dolarlık ticaret hacmi
hedefini tıtturacağımıza inanıyoruz. Ancak, hedefimiz
sadece ticaret ile sınırlı değildir, 1990'lı yılların
başında olduğu gibi, Türk firmalarını, enerji dışındaki
sektörlerde Rusya'da en fazla yatırımı olan ilk beş ülke
arasında görmek, Türk bankalarının Moskova dışındaki
şehirlere açılmasını ve Türk müteahhitlerinin Rusya'nın
her yannında iş yapmasını sağlamak en önemli hedeflerimiz
arasındadır.
Karma Ekonomik Komisyon Toplantısında belirlenmiş olan
yıllık 25 milyar dolarlık hedefi gerçekleştirmek için 2005
yılı içinde aşağıdaki çalışmaların yürütülmesi
planlanmaktadır:
- İki ülke arasında, uluslararası yükümlülükleri de
dikkate alarak, mal ve hizmet ticaretini serbestleştirecek
yeni bir anlaşma imzalanması hedeflenmektedir. Böylece,
Karadeniz Ekonomik İşbirliği kapsamında bölgede ticaretin
kolaylaştırılması için sürdürülen çalışmalar da
desteklenmiş olacak ve Türkiye ve Rusya gibi bölgenin iki
büyük ülkesinin önceliğinde Karadeniz bir serbest ticaret
havzası haline dönüştürülecektir.
- KEK Toplantısını sırasında da gündeme gelen ve görüş
birliği sağladığımız hususlardan birisi de, iki ülke
ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı özelliklerinden
yararlanarak karşılıklı yatırımların artırılmasıdır. Bu
faaliyetleri desteklemek ve KOBİ'leri de Rusya pazarına
entegre etmek amacıyla, Rusya'da bir Türk Ticaret ve
Yatınm Bölgesi kurulması projesi başlatılmıştır. Bu,
2005-2006 yıllarının en önemli projelerinden birisi
olacaktır.
- Rus firmaları da başta turizm, petro-kimya vs enerji
sektörleri olmak üzere, Türkiye'de yatırım yapmak üzere
arayışlarını sürdürmektedir. 2004 yılının on aylık
döneminde Rusya'dan yaklaşık 12 milyar dolar civarında
sermaye çıkışı yaşandığı dikkate alındığında, bu tutarın
bir kısmının Türkiye'ye yönlendirilmesinin önemi daha iyi
anlaşılacaktır. Rus firmalarının, Türkiye'de
yatırımlarının artırılmasına yönelik faaliyetler ve
programlara da önümüzdeki dönemde ağırlık verilecektir. Bu
kapsamda, özellikle 3 milyar dolar tutarında bir yatırım
ile Türkiye'de bir LNG terminali kurulması, doğal gaz
dağıtım projeleri gibi enerji projelerin yanısıra, turizm
sektörü de Rus yatırımcılar açısından ön plana çıkmıştır.
- Önümüzdeki dönemde iki ülkenin gündemine başta petrol
boru hatları olmak üzere diğer büyük enerji projeleri de
gelecektir. Bu projelerin gerçekleştirilmesi Türkiye'nin
bir enerji koridoru olmasını sağlayacaktır.
- Firmalarımızın tanıtım faaliyetlerini destekleyecek bir
başka girişim ise, 2004 yılı Aralık ayı içinde Moskova'da
başlatılan ve dünya markası olmak yolunda firmalara maddi
ve yönetsel katkı sağlayan bir destek programı olan,
Turquality projesidir.
- KEK Toplantısı sırasında bavul ticareti konusunda bir
çalışma grubu kurulmuştur. Bu grup bavul ticaretinin günün
koşullarına uygun olarak normal ticarete dönüştürülmesi
için alınacak tedbirleri belirleyecek, Rus tarafının bu
ticareti sona erdirmek yönündeki tutumunun yaratacağı
sürecin mümkün olduğu kadar az zararla atlatılması için
ele alınabilecek tedbirleri değerlendirecektir. Rus
tarafı, ayrıca, gümrüklerde uygulanan referans
fiyatlarının da Türkiye'deki maliyetleri yansıtacak
şekilde belirlenmesini sağlayacak bir mekanizma
kurulmasını kabul etmiştir.
Görüldüğü üzere, 1980'li yılların ikinci yarısında doğal
gaz alımları ile başlayan ilişkilerimiz, 2000'li yılların
ikinci yarısında giderek çeşitlenmiştir. Rusya ile
ilişkilerimizi ticaretten turizme, müteahhitlikten
bankacılığı kadar geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Bu
nedenle, ilişkilerimizin çok boyutlu ortaklık olarak yeni
vizyonunun hayata geçirilmesi için çalışmalarımız
atrırılarak sürdürülecektir.
|