Информация о Турции


Посольство России в Турции
Посольство Турции
Таможня в Турции
Валюта Турции
Необходимые телефоны
Климат в Турции
Транспорт в Турции
Прокат автомобиля в Турции
Правила вождения в Турции
Коды автом-номеров Турции
Погода в Турции
История Турции
Флаг и герб Турции
География Турции
Население Турции
Религия в Турции
Обычаи и нравы в Турции
Праздники Турции
Медицина в Турции
Виза в Турцию
Телефонные коды городов Турции
Флора и фауна Турции
Важно знать в Турции
Магазины и покупки

ДИПЛОМАТ

TÜRK-RUS TİCARİ VE EKONOMİK İLİŞKİLERİNDE ENERJİ BOYUTU

Turgut Gür DEİK/Türk-Rus İş Konseyi Başkanı
Гюр
Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin son yıllarda ulaşmış olduğu nokta gerçekten de göz kamaştırıcıdır. Gerek ticaret, gerek yatırımlar ve gerekse müteahhitlik hizmetleri açısından önemli derecede ivme kazanmış olan ilişkiler, artık bu iki ülkeyi söz konusu ilişkileri çok boyutlu ortaklık boyutuna geçirmesi için teşvik etmektedir ve iki taraf da bu konuda büyük bir kararlılık sergilemektedir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 6 Aralık 2004 tarihinde Ankara’ya yapmış olduğu ziyaret sırasinda da taraflar bu konuyu gündeme getirmiş ve bu doğrultuda somut projeleri masaya yatırmışlardır.
2004 yılı İtibariyle iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 11 milyar dolardır. Rusya'daki Türk yatırımının toplam tutarı 2 milyar dolan bulmuş olmakla birlikte son 15 yıldır Türk müteahhitlerinin Rusya'da üstlendikleri ve başarıyla tamamladıkları projelerin toplam değeri de 14 milyar dolardır. Bu tablo oldukça memnuniyet vericidir ve daha da iyiye gitmektedir. Devlet Bakanı Sayın Kürşad Tüzmen'in, İş Konseyimizin Antalya'da gerçekleştirilen ortak toplantısında belirtmiş olduğu gibi Türkiye'nin 2005 yılındaki en iyi iş ortaklarından birisi Rusya'dır ve bu vizyonun siyasi ve ekonomik ayağındaki hedef, Sayın Bakan'ın vurgulamış olduğu üzere 2008 yılına kadar 25 milyar dolar ticaret hacmi, 30 milyar dolar da iş hacmine ulaşmaktır.
Türkiye ve Rusya, ticaret ve ekonomik işbirliği alanında önemli işler başardılar ve giderek de çıtayı yükseltmektedirler. Bununla birlikte, bu gidişat her ne kadar son yıllarda ivme kazanmışsa da çıkış noktası 1980'lere dayanmaktadır. Güçlenen ilişkilerin hareket noktası 1984 yılında imzalanan ve 1987 yılında yürürlüğe giren doğalgaz anlaşmasıdır. Bu anlaşmada Sovyetler Birliğinden alınan doğalgazın bedelinin yüzde 70'Iik kısmının Türk mal ve hizmetleri ile ödenmesi öngörülmüş, bu sayede pek çok Türk sanayi ürününün Sovyetler Birliği'ne satışı sağlanmış ve SSCB'nin dağıldığı yıl olan 1991'de Türkiye'nin SSCB'ye ihracatı 400 milyon dolar seviyesine ulaşmıştır. Bugün ise gelinmiş olan nokta yukarıda belirtmiş olduğum üzere son derece olumludur.
1984 yılında imzalanan enerji alımına ilişkin bir anlaşmayla hız kazanan Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerde bugün de enerjinin büyük bir ağırlığı söz konusudur. Bu durum en çok karşılıklı ticaret alanında belirginleşmektedir. 2004 yılının verilerine baktığımızda Türkiye'nin Rusya'ya ihracatının 1 milyar 850 milyon dolar, Türkiye'nin bu ülkeden ithalatının ise bunun yaklaşık 5 katı, 9 milyar dolar olduğunu görüyoruz, Bu ithalatın içerisinde enerji ürünlerinin, yani petrol ve doğalgazın toplam tutarı ise 5.5 milyar dolardır. Гюр
Burada dikkat edilmesi gereken konu, Türkiye'nin Rusya'dan doğalgaz ithalatının her yıl önceden belirlenmiş oranlarda artmakta, buna karşılık Türkiye'nin Rusya'ya ihracatının İse aynı oranda büyümemekte olduğudur. Bu da Türkiye'nin Rusya ile olan ticaret açığının giderek artmasına yol açmaktadır. Ayrıca son yıllarda uluslararası enerji kaynakları fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin ithalatının tutar olarak artmasına yol açmıştır.
Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin enerji boyutunda ilk akla gelen proje şüphesiz ki "Mavi Akım" projesidir. Türkiye'nin 2003 yılından beri üzerinden doğalgaz sağladığı, toplam 1265 kilometre uzunluğunda olan ve Karadeniz'in altından geçen hat üzerinden Türkiye, 25 yıl süreyle Rusya'dan kademeli artışla yıllık 16 milyar metrekübe kadar doğalgaz alacaktır. Bilindiği üzere, Mavi Akım sayesinde Rusya'nın zengin doğalgaz rezervlerinin bulunduğu Zapolyarnoye ve Beregovoye sahalarında çıkartılan doğalgaz, Birleşik Gaz Dağıtım Şebekesi ile İzobilnoye bölgesine aktarılmakta ve daha sonra Karadeniz'in yatağından Samsun'a ulaşarak oradan da Ankara'ya sevk edilmektedir.
17 Kasım 2005 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin katılımıyla Samsun'da resmi açılışı yapılacak olan Mavi Akım, şüphesiz ki kendi alanında dünyadaki en önemli çalışmalardan birisidir. Ancak, Türkiye ile Rusya arasında enerji alanında işbirliği söz konusu olduğunda bu projenin ötesinde düşünmek ve ilişkilere yeni boyutlar katmak gerekmektedir. Bu çerçevede gündemde olan en önemli konu Türk enerji piyasasına Rus yatırımcıların çekilmesi ve Rusya'nın bu konuda sahip olduğu zengin imkanlardan ve know-how'dan Türkiye'nin enerji altyapısının faydalanmasının sağlanmasıdır. Türkiye, Ortadoğu ve Akdeniz ülkeleri arasında enerji konusunda bir köprü konumundadır ve bu avantajlı konumdan Rusya'nın büyük enerji şirketleri faydalanabilirler.
Bu konuda somut olarak ne yapılabilir? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın açıklamalarına göre Türkiye şu anda 3 adet nükleer santralin yanı sıra, termik ve hidroelektrik santralleri, yenilenebilir enerji kaynakları, doğalgaz yer altı depolama tesisleri, doğalgaz kombine çevrim santrali inşasına ihtiyaç duymaktadır. Bu projeler Rus firmaları tarafından gerçekleştirilebilir. Bunların yanısıra Türkiye ve Rusya'nın yanı sıra üçüncü ülkelere de elektrik üretip satmak söz konusu olabilir.
Türkiye'nin amacı, enerji konusunda önce dağıtım, sonra da üretim aşamasında devletin payını asgariye indirgemektir. Bu hedef doğrultusunda açılacak olan özelleştirme ihaleleri de Rus firmaları için önemli imkanlar yaratacaktır.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında düşük faizli Sovyet kredisi ve yine SSCB'nin sağladığı teknik destek ile Oymapınar Hidroelektrik Santralı ve Aliağa Petrol Rafinerisi gibi enerji alanında önemli tesisler inşa edilmiş ve 1980'li yıllarda Doğalgaz Anlaşması ile ticari ilişkilere hız kazandırılmıştır. Bugün iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir ağırlığı olan enerji, gelecekte de bu önemini devam ettirecektir. Burada esas olan, karşılıklı fayda prensibi çerçevesinde her iki ekonominin de fayda sağlayacağı projeler üretmektir.

  Архив журналов

Фото и видео турции