Информация о Турции


Посольство России в Турции
Посольство Турции
Таможня в Турции
Валюта Турции
Необходимые телефоны
Климат в Турции
Транспорт в Турции
Прокат автомобиля в Турции
Правила вождения в Турции
Коды автом-номеров Турции
Погода в Турции
История Турции
Флаг и герб Турции
География Турции
Население Турции
Религия в Турции
Обычаи и нравы в Турции
Праздники Турции
Медицина в Турции
Виза в Турцию
Телефонные коды городов Турции
Флора и фауна Турции
Важно знать в Турции
Магазины и покупки

Русско-турецкий словарь от А до Я

А  Б  В  Г  Д  Е  Ё  Ж  З  И  Й  К  Л  М  Н  О  П  Р  С  Т  У  Ф  Х  Ц  Ч  Ш  Щ  Э  Ю  Я

1 2 3

за глаза arkasından

за границей yurt dışında, dışarıda

за границу yurt dışına, dışarıya

за полцены yarı fiyatına

за рубежом ülke dışında

за так bedavadan, hayrına

заалеть allanmak, kızarmak

занемочь hasta düşmek

зааплодировать alkışlamak

заасфальтировать asfaltlamak

забава eğlence    

забавлять eğlendirmek

забавляться eğlenmek, gönül eğlendirmek

забавный güldürücü, gülünç, komik   

забастовка grev    

забастовщик grevci

забвение unutulma; ihmal

забег koşu, yarış

забегать koşmaya başlamak

забеременеть gebe kalmak

забеспокоиться meraka düşmek, endişelenmek

забивать kakmak, çakmak; çivilemek, mıhlamak; doldurmak, tıkamak

забиваться sinmek; tıkanmak

забирать almak; tutuklamak

забираться tırmanmak, çıkmak; girmek, sokulmak; saklanmak, gizlenmek

забитый yılgın

забияка kavgacı

заблаговременно önceden

заблестеть parlamak, parıldamak

заблудиться yolunu kaybetmek

заблуждаться yanılmak

заблуждение yanılma, aldanış; kuruntu

заболевание hastalık

заболевать hastalanmak

заболеть ağrımak

заболтаться çeneye dalmak

забота kaygı, tasa, düşünce; özen gösterme

заботить tasalandırmak, kaygılandırmak

заботиться düşünmek, merak etmek; özen göstermek

заботливо özenle

заботливый özenli, çalışkan

забраковать çürüğe çıkarmak

забрасывать kapamak; yağdırmak, yağmuruna tutmak; atmak; bırakmak, yüzüstü bırakmak

забрезжить ağarmaya başlamak

забронировать (yer) ayırtmak

заброшенный bakımsız; metruk, ıssız

забрызгать sıçratmak

забурлить kaynamaya başlamak

забывать unutmak

забываться unutulmak, küllenmek; dalmak

забывчивость unutkanlık

забывчивый unutkan

забытый unutulmuş; metruk

забытьё dalgınlık

завал engel

заваливать doldurmak; tıkamak; yağdırmak; yıkmak; batırmak

заваливаться düşmek; yatmak; yıkılmak, çökmek

завалящий tapon, işe yaramaz; eski püskü

заваривать demlemek; haşlamak

завариваться demlenmek

заведение kurum

заведовать yönetmek, idare etmek

заведомо açıkça

заведующий müdür

заверение teminat; tasdik, onay

заверенный tasdikli

завернуть за угол köşeyi dönmek

завертеть kapılmak

завертеться canı çıkmak

завершать tamamlamak, sona erdirmek, sonuçlandırmak

завершаться tamamlanmak, sona ermek, sonuçlanmak

заверять temin etmek, sağlamak; onaylamak

завеса perde

завести в тупик çıkmaza sokmak

завет vasiyet, öğüt

заветный aziz; saklı, gizli

завешивать perdelemek

завещание vasiyet, vasiyetname

завещать vasiyet etmek

завёртывать sarmak; sapmak; sıkıştırmak

завёртываться sarınmak

завзятый tiryaki

завивать kıvırmak (saç)

завиваться kıvrılmak; saçlarını kıvırmak

завидовать imrenmek, gıpta etmek, kıskanmak

завизжать çığlık koparmak

завинчивать sıkıştırmak

зависеть bağımlı olmak; bağlı olmak; elinde olmak

зависимость bağımlılık

зависимый bağımlı

завистливый kıskanç

завитой permalı, dalgalı saçlı

завиток saç lülesi; kıvrım

завладевать zapt etmek, ele geçirmek; avucunun içine almak

завод fabrika; kurgu

заводить sokmak; bırakmak, götürmek; edinmek, tutmak, almak; kurmak, işletmek, çalıştırmak

заводиться işlemek, çalışmak

заводной zemberekli, yaylı

завоевание fetih, fethetme

завоеватель fatih

завозить bırakmak; uzaklara götürmek

заволакивать kaplamak, bürümek

заволакиваться kaplanmak, bürünmek

заволноваться endişelenmek, meraklanmak

завораживать büyülemek

заворчать homurdanmak

завсегдатай gedikli, müdavim

завтра yarın    

завтра утром yarın sabah

завтрак kahvaltı

завтракать kahvaltı etmek

завтрашний yarınki

завтрашний день yarın    

завывать ulumak

завязка bağ; düğüm

завязывать bağlamak, düğümlemek; kurmak (dostluk)

завязь yumurtalık

загадить pisletmek

загадка bilmece

загадочный esrarengiz

загар bronz ten

загиб kıvrıntı; sapma; büküm

загибать kıvırmak, bükmek; saçmalamak

загибаться kıvrılmak, bükülmek

заглавие başlık

заглавный baş

заглаживать ütülemek; tamir etmek

заглушать bastırmak, boğmak, boğuklaştırmak; dindirmek, bastırmak; susturmak

заглядывать göz atmak, bakıvermek; girip çıkmak, uğramak

заглядываться hayranlıkla bakmak

загнивание çürüme

загнивать çürümek

загнутый kıvrık, bükük, kalkık

заговаривать baş ağrıtmak, kafa şişirmek, lafa boğmak

заговариваться saçmalamak

заговор komplo; büyü

заговорить konuşmak, laf açmak; dile gelmek

заговориться lafa dalmak

заговорщик komplocu

заголовок başlık, manşet

загон ağıl

загонщик sürücü

загонять sokmak; çakmak, saplamak, batırmak; ezmek, canını çıkarmak

загорать esmerleşmek, yanmak (güneşte); güneşlenmek

загораться tutuşmak, ateş almak, parlamak; kızarmak (utançtan), kıpkırmızı kesilmek

загордиться kibirlenmek

загорелый güneşten yanmış, yanık tenli

загородная прогулка gezinti    

заготовка stok yapma, yığma

заготовлять tedarik etmek; stok yapmak, yığmak

заграждать önünü kesmek, engel koymak

заграждение baraj, engel

заграница dış ülkeler

заграничный dış, yabancı

загранпаспорт pasaport

загранрейс dış sefer

загреметь gürlemek; gümbürdemek

загривок ense    

загробный мир ahiret

загромождать doldurmak

загрубелый sertleşmiş, pütür pütür, nasırlaşmış

загрубеть sertleşmek, nasırlanmak

загружать yüklemek, doldurmak

загрузка yükleme, doldurma

загрустить hüzünlenmek; özlemek

загрязнённость kirlilik

загрязнённый kirli

загрязнение kirlenme

загрязнять kirletmek

загрязняться kirlenmek

ЗАГС nüfus ve nikâh dairesi

загубить batırmak, mahvetmek

загустеть koyulaşmak

зад arka, art; kıç    

задавать vermek

задавить boğmak, çiğnemek

задание görev, ödev

задаривать hediyeye boğmak

задача görev, vazife; hedef, amaç; problem

задвигать kapamak, sürgülemek

задвигаться oynamaya başlamak, harekete gelmek

задвижка sürgü, sürme

задевать dokunmak, sürünmek, sürtünmek, takılmak, ilişmek; dokunmak, incitmek; iğnelemek

заделывать kapamak, tıkamak

задеревенеть katılaşmak, uyuşmak

задержание tutuklama    

задерживать geciktirmek, alıkoymak; yavaşlatmak; tutuklamak, gözaltına almak

задерживаться duraklamak; kalmak; gecikmek

задержка gecikme; engel

задеть больную струну bamteline basmak

задеть честь onuruna dokunmak

задёргать canından bezdirmek

задира kavgacı

задирать yukarı kaldırmak; sataşmak, takılmak

задний arka, art, geri

задний план geri plan

задний проход anüs

задолго çok önce

задолжать borçlanmak, borçlu olmak

задолженность borç

задор coşkunluk, ateş

задорный ateşli

задрать paralamak

задремать içi geçmek

задрожать titremek; zangırdamak

задувать üflemek, püflemek; esmek

задумчивость düşüncelilik

задушевный içten, samimi, candan

задымлённый dumanlı; isli

задыхаться tıkanmak; boğulmak

заедать paralamak; yiyip bitirmek; sıkışıp kalmak, tutukluk yapmak

заезд uğrama; koşu, yarış

заезжать uğramak (araç ile)

заезженный dingin; bayağı

зажаривать kızartmak, pişirmek

зажариваться kızarmak, pişmek

зажечь огонь ışığı yakmak

заживать iyi olmak

заживлять iyi etmek

заживо diri diri

зажигалка çakmak

зажигание yakma; ateşleme

зажигать yakmak, tutuşturmak; coşturmak, uyandırmak

зажигать свет elektriği yakmak

зажигаться yanmak, tutuşmak;parlamak

зажим işkence, pens

зажимать sıkıştırmak, kıstırmak; kapamak, tıkamak; susturmak

зажиточность refah

зажиточный varlıklı, hali vakti yerinde

зазеваться boş bulunmak

зазеленеть yeşermek, göğermek

заземление topraklama; toprak hattı

зазнаваться kendini beğenmek, burnu havada olmak

зазнайство kendini beğenmişlik

зазор açıklık

зазорный utanç verici, yüz kızartıcı

зазубривать çentiklemek; ezberlemek

зазубрина çentik

заигрывание flört; cilve yapma

заигрывать yıpratmak; cilve yapmak, kırıştırmak, flört etmek

заика kekeme

заикание kekemelik

заикаться kekelemek; duraksamak; ima etmek

заимообразно ödünç

заимствовать almak, aktarmak, benimsemek

заинтересованность çıkar; ilgi

заинтересованный ilgili

заинтересовать ilgisini çekmek, ilgilendirmek; çıkan olmak

заинтересоваться ilgi göstermek, ilgilenmek, meraklanmak, merak sarmak

заинтриговать merak uyandırmak

зайти в тупик çıkmaza girmek

зайчик güneş yanması

зайцеобразные tavşanımsılar   

закабалять köleleştirmek, boyunduruk altına almak

заказ sipariş; rezervasyon

заказной ısmarlama; taahhütlü

заказчик müşteri

заказчица müşteri

заказывать ısmarlamak, sipariş etmek, ayırtmak

закалённый dayanıklı, çelikleşmiş

закалка su verme; dayanıklı kılma, çelikleştirme

закалять su vermek; dayanıklı kılmak

закаляться dayanıklılığı artmak, çelikleşmek

заканчивать bitirmek, tamamlamak

закапать leke etmek, damlamak

закапывать gömmek

закапываться gömülmek

закат batma (güneş), gurup; çökme

закатывать yuvarlamak

закатываться yuvarlanmak; batmak

закачать sallayarak uyutmak

закваска maya    

закидывать doldurmak; yağdırmak

закипать kaynamaya başlamak

заклад tutu

закладная tutu

закладывать koymak, yerleştirmek; temelini atmak; rehine koymak

заклёпка perçin

заклёпывать perçinlemek

заклинание büyü (sözü)

заклинать büyülemek, büyü yapmak; yalvarmak

заключённый tutuklu

заключать içine almak, kapsamak; hapsetmek; hükmetmek; bitirmek, tamamlamak

заключаться ibaret olmak; son bulmak, bitmek

заключительный son

заколачивать çakmak; dövmek, dayak atmak

заколдованный büyülü

заколдовывать büyü yapmak, büyülemek

закон yasa, kanun

законно yasal olarak

законность yasallık, meşruluk

законный yasal, kanuni, meşru

законовед hukukçu

законодательный yasama(sıfat)

законодательство mevzuat, yasalar; yasama, kanun yapma

законопроект yasa tasarısı

законченный tamamlanmış, eksiksiz; mükemmel, olgun

закоптить islemek; tütsülemek

закопчённый isli, islenmiş

закоренелый kökleşmiş, müzmin; ıslah olmaz

закоулок köşe

закоченелый soğuktan uyuşmuş

закрепление saptama, tespit; pekiştirme, perçinleme

закреплять saptamak, tespit etmek; pekiştirmek, perçinlemek; ayırmak

закрепощать köleleştirmek

закричать bağırmak

закруглённый yuvarlak

закруглять yuvarlaklaştırmak

закружить döndürmek

закружиться dönmek

закрывать kapamak, kapatmak; örtmek

закрываться kapanmak; örtünmek

закрытие kapanış, kapanma

закрытый kapalı

закрыть дверь на замок kapıyı kilitlemek

закупать satın almak

закупка satın alma

закупоривать kapamak

закупорить tıkanmak

закуривать sigara yakmak

Русско-турецкий словарь от А до Я

  Архив журналов

Фото и видео турции

  Города Турции

Стамбул