Русско-турецкий словарь от А до Я
А
Б В
Г Д
Е Ё
Ж З
И Й
К Л
М
Н О
П Р
С Т
У Ф
Х
Ц Ч
Ш Щ
Э Ю
Я
1
2
за глаза arkasından
за границей yurt dışında, dışarıda
за границу yurt dışına, dışarıya
за полцены yarı fiyatına
за рубежом ülke dışında
за так bedavadan, hayrına
заалеть allanmak, kızarmak
занемочь hasta düşmek
зааплодировать alkışlamak
заасфальтировать asfaltlamak
забава
eğlence
забавлять eğlendirmek
забавляться eğlenmek, gönül eğlendirmek
забавный
güldürücü, gülünç, komik
забастовка
grev
забастовщик grevci
забвение unutulma; ihmal
забег koşu, yarış
забегать koşmaya başlamak
забеременеть gebe kalmak
забеспокоиться meraka düşmek, endişelenmek
забивать kakmak, çakmak; çivilemek, mıhlamak; doldurmak, tıkamak
забиваться sinmek; tıkanmak
забирать almak; tutuklamak
забираться tırmanmak, çıkmak; girmek, sokulmak; saklanmak, gizlenmek
забитый yılgın
забияка kavgacı
заблаговременно önceden
заблестеть parlamak, parıldamak
заблудиться yolunu kaybetmek
заблуждаться yanılmak
заблуждение yanılma, aldanış; kuruntu
заболевание hastalık
заболевать hastalanmak
заболеть ağrımak
заболтаться çeneye dalmak
забота kaygı, tasa, düşünce; özen gösterme
заботить tasalandırmak, kaygılandırmak
заботиться düşünmek, merak etmek; özen göstermek
заботливо özenle
заботливый özenli, çalışkan
забраковать çürüğe çıkarmak
забрасывать kapamak; yağdırmak, yağmuruna tutmak; atmak; bırakmak,
yüzüstü bırakmak
забрезжить ağarmaya başlamak
забронировать (yer) ayırtmak
заброшенный bakımsız; metruk, ıssız
забрызгать sıçratmak
забурлить kaynamaya başlamak
забывать unutmak
забываться unutulmak, küllenmek; dalmak
забывчивость unutkanlık
забывчивый unutkan
забытый unutulmuş; metruk
забытьё dalgınlık
завал engel
заваливать doldurmak; tıkamak; yağdırmak; yıkmak; batırmak
заваливаться düşmek; yatmak; yıkılmak, çökmek
завалящий tapon, işe yaramaz; eski püskü
заваривать demlemek; haşlamak
завариваться demlenmek
заведение kurum
заведовать yönetmek, idare etmek
заведомо açıkça
заведующий müdür
заверение teminat; tasdik, onay
заверенный tasdikli
завернуть за угол köşeyi dönmek
завертеть kapılmak
завертеться canı çıkmak
завершать tamamlamak, sona erdirmek, sonuçlandırmak
завершаться tamamlanmak, sona ermek, sonuçlanmak
заверять temin etmek, sağlamak; onaylamak
завеса perde
завести в тупик çıkmaza sokmak
завет vasiyet, öğüt
заветный aziz; saklı, gizli
завешивать perdelemek
завещание vasiyet, vasiyetname
завещать vasiyet etmek
завёртывать sarmak; sapmak; sıkıştırmak
завёртываться sarınmak
завзятый tiryaki
завивать kıvırmak (saç)
завиваться kıvrılmak; saçlarını kıvırmak
завидовать imrenmek, gıpta etmek, kıskanmak
завизжать çığlık koparmak
завинчивать sıkıştırmak
зависеть bağımlı olmak; bağlı olmak; elinde olmak
зависимость bağımlılık
зависимый bağımlı
завистливый kıskanç
завитой permalı, dalgalı saçlı
завиток saç lülesi; kıvrım
завладевать zapt etmek, ele geçirmek; avucunun içine almak
завод fabrika; kurgu
заводить sokmak; bırakmak, götürmek; edinmek, tutmak, almak;
kurmak, işletmek, çalıştırmak
заводиться işlemek, çalışmak
заводной zemberekli, yaylı
завоевание fetih, fethetme
завоеватель fatih
завозить bırakmak; uzaklara götürmek
заволакивать kaplamak, bürümek
заволакиваться kaplanmak, bürünmek
заволноваться endişelenmek, meraklanmak
завораживать büyülemek
заворчать homurdanmak
завсегдатай gedikli, müdavim
завтра
yarın
завтра утром yarın sabah
завтрак kahvaltı
завтракать kahvaltı etmek
завтрашний yarınki
завтрашний день
yarın
завывать ulumak
завязка bağ; düğüm
завязывать bağlamak, düğümlemek; kurmak (dostluk)
завязь yumurtalık
загадить pisletmek
загадка
bilmece
загадочный esrarengiz
загар bronz ten
загиб kıvrıntı; sapma; büküm
загибать kıvırmak, bükmek; saçmalamak
загибаться kıvrılmak, bükülmek
заглавие başlık
заглавный baş
заглаживать ütülemek; tamir etmek
заглушать bastırmak, boğmak, boğuklaştırmak; dindirmek, bastırmak;
susturmak
заглядывать göz atmak, bakıvermek; girip çıkmak, uğramak
заглядываться hayranlıkla bakmak
загнивание çürüme
загнивать çürümek
загнутый kıvrık, bükük, kalkık
заговаривать baş ağrıtmak, kafa şişirmek, lafa boğmak
заговариваться saçmalamak
заговор komplo; büyü
заговорить konuşmak, laf açmak; dile gelmek
заговориться lafa dalmak
заговорщик komplocu
заголовок başlık, manşet
загон ağıl
загонщик sürücü
загонять sokmak; çakmak, saplamak, batırmak; ezmek, canını çıkarmak
загорать esmerleşmek, yanmak (güneşte); güneşlenmek
загораться tutuşmak, ateş almak, parlamak; kızarmak (utançtan),
kıpkırmızı kesilmek
загордиться kibirlenmek
загорелый güneşten yanmış, yanık tenli
загородная прогулка
gezinti
заготовка stok yapma, yığma
заготовлять tedarik etmek; stok yapmak, yığmak
заграждать önünü kesmek, engel koymak
заграждение baraj, engel
заграница dış ülkeler
заграничный dış, yabancı
загранпаспорт pasaport
загранрейс dış sefer
загреметь gürlemek; gümbürdemek
загривок
ense
загробный мир ahiret
загромождать doldurmak
загрубелый sertleşmiş, pütür pütür, nasırlaşmış
загрубеть sertleşmek, nasırlanmak
загружать yüklemek, doldurmak
загрузка yükleme, doldurma
загрустить hüzünlenmek; özlemek
загрязнённость kirlilik
загрязнённый kirli
загрязнение kirlenme
загрязнять kirletmek
загрязняться kirlenmek
ЗАГС nüfus ve nikâh dairesi
загубить batırmak, mahvetmek
загустеть koyulaşmak
зад
arka, art; kıç
задавать vermek
задавить boğmak, çiğnemek
задание görev, ödev
задаривать hediyeye boğmak
задача
görev,
vazife;
hedef,
amaç;
problem
задвигать
kapamak,
sürgülemek
задвигаться
oynamaya
başlamak,
harekete
gelmek
задвижка
sürgü,
sürme
задевать
dokunmak,
sürünmek,
sürtünmek,
takılmak,
ilişmek;
dokunmak,
incitmek;
iğnelemek
заделывать
kapamak,
tıkamak
задеревенеть
katılaşmak,
uyuşmak
задержание
tutuklama
задерживать geciktirmek, alıkoymak; yavaşlatmak; tutuklamak, gözaltına
almak
задерживаться duraklamak; kalmak; gecikmek
задержка gecikme; engel
задеть больную струну bamteline basmak
задеть честь onuruna dokunmak
задёргать canından bezdirmek
задира kavgacı
задирать yukarı kaldırmak; sataşmak, takılmak
задний
arka, art, geri
задний
план
geri plan
задний проход anüs
задолго çok önce
задолжать borçlanmak, borçlu olmak
задолженность borç
задор coşkunluk, ateş
задорный ateşli
задрать paralamak
задремать içi geçmek
задрожать titremek; zangırdamak
задувать üflemek, püflemek; esmek
задумчивость düşüncelilik
задушевный içten, samimi, candan
задымлённый dumanlı; isli
задыхаться tıkanmak; boğulmak
заедать paralamak; yiyip bitirmek; sıkışıp kalmak, tutukluk yapmak
заезд uğrama; koşu, yarış
заезжать uğramak (araç ile)
заезженный dingin; bayağı
зажаривать kızartmak, pişirmek
зажариваться kızarmak, pişmek
зажечь огонь ışığı yakmak
заживать iyi olmak
заживлять iyi etmek
заживо diri diri
зажигалка
çakmak
зажигание yakma; ateşleme
зажигать yakmak, tutuşturmak; coşturmak, uyandırmak
зажигать свет elektriği yakmak
зажигаться yanmak, tutuşmak;parlamak
зажим işkence, pens
зажимать sıkıştırmak, kıstırmak; kapamak, tıkamak; susturmak
зажиточность refah
зажиточный varlıklı, hali vakti yerinde
зазеваться boş bulunmak
зазеленеть yeşermek, göğermek
заземление topraklama; toprak hattı
зазнаваться kendini beğenmek, burnu havada olmak
зазнайство kendini beğenmişlik
зазор açıklık
зазорный utanç verici, yüz kızartıcı
зазубривать çentiklemek; ezberlemek
зазубрина çentik
заигрывание flört; cilve yapma
заигрывать yıpratmak; cilve yapmak, kırıştırmak, flört etmek
заика kekeme
заикание kekemelik
заикаться kekelemek; duraksamak; ima etmek
заимообразно ödünç
заимствовать almak, aktarmak, benimsemek
заинтересованность çıkar; ilgi
заинтересованный ilgili
заинтересовать ilgisini çekmek, ilgilendirmek; çıkan olmak
заинтересоваться ilgi göstermek, ilgilenmek, meraklanmak, merak sarmak
заинтриговать merak uyandırmak
зайти в тупик çıkmaza girmek
зайчик güneş yanması
зайцеобразные
tavşanımsılar
закабалять köleleştirmek, boyunduruk altına almak
заказ sipariş; rezervasyon
заказной ısmarlama; taahhütlü
заказчик müşteri
заказчица müşteri
заказывать ısmarlamak, sipariş etmek, ayırtmak
закалённый dayanıklı, çelikleşmiş
закалка su verme; dayanıklı kılma, çelikleştirme
закалять su vermek; dayanıklı kılmak
закаляться dayanıklılığı artmak, çelikleşmek
заканчивать bitirmek, tamamlamak
закапать leke etmek, damlamak
закапывать gömmek
закапываться gömülmek
закат batma (güneş), gurup; çökme
закатывать yuvarlamak
закатываться yuvarlanmak; batmak
закачать sallayarak uyutmak
закваска
maya
закидывать doldurmak; yağdırmak
закипать kaynamaya başlamak
заклад
tutu
закладная
tutu
закладывать koymak, yerleştirmek; temelini atmak; rehine koymak
заклёпка perçin
заклёпывать perçinlemek
заклинание büyü (sözü)
заклинать büyülemek, büyü yapmak; yalvarmak
заключённый tutuklu
заключать içine almak, kapsamak; hapsetmek; hükmetmek; bitirmek,
tamamlamak
заключаться ibaret olmak; son bulmak, bitmek
заключительный son
заколачивать çakmak; dövmek, dayak atmak
заколдованный büyülü
заколдовывать büyü yapmak, büyülemek
закон yasa, kanun
законно yasal olarak
законность yasallık, meşruluk
законный yasal, kanuni, meşru
законовед hukukçu
законодательный yasama(sıfat)
законодательство mevzuat, yasalar; yasama, kanun yapma
законопроект yasa tasarısı
законченный tamamlanmış, eksiksiz; mükemmel, olgun
закоптить islemek; tütsülemek
закопчённый isli, islenmiş
закоренелый kökleşmiş, müzmin; ıslah olmaz
закоулок
köşe
закоченелый soğuktan uyuşmuş
закрепление saptama, tespit; pekiştirme, perçinleme
закреплять saptamak, tespit etmek; pekiştirmek, perçinlemek; ayırmak
закрепощать köleleştirmek
закричать bağırmak
закруглённый yuvarlak
закруглять yuvarlaklaştırmak
закружить döndürmek
закружиться dönmek
закрывать kapamak, kapatmak; örtmek
закрываться kapanmak; örtünmek
закрытие kapanış, kapanma
закрытый kapalı
закрыть дверь на замок kapıyı kilitlemek
закупать satın almak
закупка satın alma
закупоривать kapamak
закупорить tıkanmak
закуривать sigara yakmak
Русско-турецкий словарь от А до Я |