Русско-турецкий словарь от А до Я
А
Б В
Г Д
Е Ё
Ж З
И Й
К Л
М
Н О
П Р
С Т
У Ф
Х
Ц Ч
Ш Щ
Э Ю
Я
1
2
закурить
sigaraya başlamak
закуска
çerez, meze
закусочная
kafeterya
закусывать
aperitif almak, açlığı bastırmak
закутывать
bürümek, sarmak
закутываться
bürünmek, sarınmak
зал
antre , hol
зал для пассажиров
bekleme salonu
зал ожидания
bekleme salonu
залаять
havlamak
залегание
yatak
заледенеть
buz tutmak; buz kesilmek
залежалый
bayat
залежь
yatak; sürümsüz mal
залезать
tırmanmak, çıkmak; girmek; saklanmak
залеплять
yapıştırmak, macunlamak
залетать
girmek; çıkmak; uğramak
залечивать
iyi etmek
залечь
yatmak
залечь в засаду
pusuya yatmak
залёживаться
uzun süre kalmak, uzun süre durmak
залив
körfez, koy
заливать
su basmak; üstüne dökmek; su sıkmak; kaplamak
заливаться
su altında kalmak; yaşlara boğulmak
заливное
jöle
залог
rehine koyma, ipotek etme; rehin; depozito; kefalet; güvence; dilb.
çatı
заложник
rehine
заложница
rehine
залюбоваться
hayran hayran bakmak
зам
yardımcı, asistan
замазывать
sıvamak, macunlamak; bulaştırmak, kirletmek; örtmek, kapamak
замазываться
bulaşmak, kirlenmek
заманчивость
çekicilik
заманчивый
çekici, cazip
замаскированный
kamufle, maskelenmiş
замасленный
yağlı, yağlanmış
замаслиться
yağlanmak
заматывать
sarmak, dolamak; yıpratmak, halsiz düşürmek
заматываться
sarılmak, dolanmak; halsiz düşmek
замачивать
ıslatmak; suya bastırmak
замдиректора
müdür yardımcısı
замедлять
yavaşlatmak, hızını kesmek, ağırlaştırmak; geciktirmek; gecikmek
замедляться
yavaşlamak, ağırlaşmak; gecikmek
заменять
yerine geçirmek, yerine koymak; yerine geçmek, yerini tutmak
замерзание
donma
замерзать
donmak, buz tutmak
заместительство
vekillik
заметать
süpürmek; örtmek, kaplamak
заметка
işaret, nişan; kısa yazı
заметный
gözle görülür, belirgin; tanınmış
замечание
düşünce; çıkışma
замечательно
mükemmel
замечательный
mükemmel, enfes, harikulade; dikkate değer
замечать
fark etmek, farkına varmak, sezmek; aklında tutmak
замечтаться
hayallere dalmak
замешательство
karışıklık, şaşkınlık
замешивать
karıştırmak, bulaştırmak; yoğurmak
замешкаться
gecikmek
замещать
yerine geçirmek, yerine koymak; yerini almak; vekillik etmek
замётывать
teyellemek
заминать
örtbas etmek, kapatmak
заминка
duraklama
замирание
durma, kesilme
замирать
hareketsiz kalmak, kalakalmak; durmak, dinmek, kesilmek
замкнутость
içine kapanıklık
замкнутый
kapalı (çevre/hayat); içine kapanık
замок
hisar , kilit
замолкать
susmak
замолчать
susmak, sesini kesmek
замораживание
dondurma
замораживать
dondurmak
замороженный
dondurulmuş, buzlu
заморский
denizaşırı
замочная скважина
anahtar deliği
замочный
kilit(sıfat)
замужем
evli (kadın için)
замужество
evlenme, evlilik (kadın için)
замужняя
evli
замуровывать
gömmek
замучить
işkenceyle öldürmek; acı çektirmek, canını çıkarmak
замучиться
canı çıkmak, çok çekmek
замша
güderi, süet
замшелый
yosunlu
замшеть
yosun tutmak
замыкать
kilitlemek; kapamak; kuşatmak
замыкаться
çevresiyle ilgisini kesmek; kapanmak
замысел
niyet, fikir
замысловатый
dolambaçlı, çapraşık
замышлять
tasarlamak; kurmak
занавес
perde
занавеска
perde
занашивать
yıpratmak, eskitmek
занимательный
ilginç, sürükleyici
занимать
kaplamak, işgal etmek; almak, zapt etmek, işgal etmek; çalıştırmak,
meşgul etmek; ilgilendirmek
заниматься
meşgul olmak, uğraşmak, ilgilenmek; okumak, öğrenmek, ders almak;
ders vermek
заниматься спортом
spor yapmak
заново
yeni baştan
заноза
kıymık
заносить
bırakmak, getirmek; geçirmek, kaydetmek; kaldırmak
заносчивость
kibir
заносчивый
kibirli, mağrur
заночевать
gecelemek
заношенный
yıpranmış
занят по горло
işi başından aşkın
занятие
iş, uğraşı, meşguliyet; işgal
занятный
eğlenceli, sürükleyici
занятый
meşgul; işgal edilmiş
занять первое место
birinci gelmek
заняться
başlamak, girişmek
заодно
birlikte; aynı zamanda
заострённый
sivri uçlu
заострять
sivriltmek; vurgulamak
заостряться
sivrilmek
заочно
gıyaben; mektupla
запад
batı
западать
çökmek
западный
batı, batılı
западня
tuzak
запаздывать
gecikmek, geç kalmak
запаковывать
ambalajlamak, paketlemek
запальная свеча
buji
запальный шнур
fitil
запальчивость
asabilik
запальчивый
öfkeli, asabi
запамятовать
unutmak, aklından çıkmak
запас
rezerve, stok; pay; yedek
запасать
tedarik etmek, yığmak, stok yapmak
запасливый
tedarikli
запасное колесо
stepne, yedek lastik
запасной
yedek
запасные части
yedek parça
запах
koku
запахивать
sürmek
запахиваться
bürünmek
запахнуть
kokusu gelmek
запачкать
kirletmek, bulaştırmak
запачкаться
kirlenmek, bulaşmak
запашка
sürme
запевала
solist; lider
запекать
fırında pişirmek
запеть
şarkı söylemek
запечатлевать
tasvir etmek, betimlemek
запечатлеваться
bellekte yer etmek
запечатывать
mühürlemek
запинаться
ayağı takılmak; duraksamak
запинка
duraksama, tereddüt
запирать
kilitlemek; kapamak, hapsetmek
запираться
kilitli olmak; kapanmak; suçunu inkâr etmek
записка
pusula, tezkere
записывать
yazmak, kaydetmek, not tutmak
записываться
yazılmak, kaydolmak
запись
yazma, kayıt; ses bandı
запить
kendini içkiye vermek
запихивать
sokuşturmak, tıkıştırmak
запланировать
planlamak
заплата
yama
заплатить
ödemek, parasını vermek; karşılık vermek
заплатить штраф
ceza vermek
заплесневелый
küflü
заплесневеть
küflenmek
заплетать
örmek; sarmak
заплыв
yarış
заплывать
yüzerek girmek
заповедь
buyruk
заподозрить
kuşkulanmak, sanmak
запоздание
gecikme
заполнять
doldurmak
заполняться
dolmak
запоминать
aklında tutmak
запоминаться
aklında kalmak
запоминающее
устройство
hafıza
запонка
yaka düğmesi, kol düğmesi
запор
sürgü; peklik, kabız
запотевать
buğulanmak
запотелый
buğulu
заправил
ar elebaşı
заправка
yakıt ikmali
заправлять
geçirmek, sokmak; yakıt koymak, yakıt ikmali yapmak
заправляться
karnını doyurmak, yakıt koymak
заправочная колонка
benzin istasyonu
заправочная
станция
benzin istasyonu
заправский
sahici
заправщик
tanker
запрашивать
bilgi istemek; fahiş fiyat istemek
запрет
yasak
запретительный
yasaklayıcı
запретить
yasaklamak
запрещать
yasaklamak, menetmek
запрещаться
yasak olmak
запрещение
yasak, yasaklama
запрещённый
yasak
запрограммированный
programlı
запрограммировать
programlamak
запроектировать
planlamak
запрокидывать
arkaya atmak
запрос
gensoru
запросы
talepler; ihtiyaçlar
запруда
büğet bent
запруживать
bent çekmek; istila etmek
запряжка
eğer
запрятать
saklamak, gizlemek
запрятаться
saklanmak, gizlenmek
запуганный
yılgın
запугивание
yıldırma, korkutmaca
запугивать
gözünü korkutmak, yıldırmak
запускать
fırlatmak, atmak, savurmak; çalıştırmak, işletmek
запутанность
ilgi, merak
запутанный
dolaşık, karışık; çapraşık, çetrefil
запутывать
dolaştırmak; karıştırmak, çapraşıklaştırmak; bulaştırmak; aklını
karıştırmak, şaşırtmak
запутываться
dolaşmak; karışmak, çapraşmak; takılmak; yolunu şaşırmak
запущенный
bakımsız, ihmal edilmiş
запчасти
yedek parçalar
запылиться
tozlanmak
запястье
bilek
запятая
virgül
зарабатывать на
жизнь
hayatını kazanmak
заработать
kazanmak; çalışmaya başlamak
заработаться
çok çalışmak, didinmek; geç saatlere kadar çalışmak
заработная плата
aylık, maaş, ücret
заработок
gelir
заражать
bulaştırmak (hastalık); zehirlemek
заражаться
bulaşmak, geçmek
заражение
enfeksiyon
заранее
önceden, peşin
зарастать
bürümek, yabanileşmek; kapanmak
зардеться
kızarmak
зареветь
kükremek, böğürmek
зарево
akşam kızıllığı
зарегистрировать
kaydetmek, kayda geçirmek
зарегистрироваться
ismini kaydettirmek, kaydını yaptırmak
зарекаться
tövbe etmek
заржаветь
paslanmak
заржавленный
paslı, paslanmış
заржать
kişnemek
зарисовка
resim
зарождаться
doğmak; uyanmak
зародыш
embriyon, oğulcuk
зарождение
doğuş, doğma; uyanma
зарок
tövbe
заронить
uyandırmak
заросль
çalılık
зарплата
aylık, maaş,
ücret
зарубать
kılıçtan geçirmek
зарубежный
dış, yabancı
зарубка
kertik
зарубцовываться
et bağlamak
заручаться
sağlamak
зарывать
gömmek
зарываться
gömülmek
зарыдать
boşanmak
заря
şafak
заряд
yük
зарядить
doldurmak, şarj etmek; tutturmak
зарядка
şarj; sabah jimnastiği
зарядовое число
atom numarası
заряжание
doldurma
заряжать
doldurmak; şarj etmek
засада
pusu
засаживать
ağaçlamak, dikmek; tıkmak; saplamak
засаливать
tuzlamak; turşu kurmak
засаливаться
yağlanmak
засасывать
içini çekmek
засахаренный
şekerleme
засахариваться
şekerlenmek
засветить
yakmak
засветиться
yanmak
засветло
karanlık basmadan
засвидетельствовать
tasdik etmek, onaylamak
засевать
ekmek
заседание
oturum, toplantı
засекать
kertik açmak
заселять
iskân etmek
засесть
kapanmak (eve); oturmak; saplanmak
Русско-турецкий словарь от А до Я |